3 Günde Lübnan

Lübnan Hakkında

Öncelikle Lübnan’ın bir ülke olduğundan başlayayım 🙂 Çünkü, tanıdıklarımın böyle bir ülkenin varlığından haberdar olmadığını gördüm. Lübnan, Doğu Akdeniz’e kıyısı olan, kuzeyinde ve doğusunda Suriye, güneyinde İsrail ile komşu tam bir Orta Doğu ülkesi. Başkenti Beyrut.  Para birimi Lübnan Lirası. Yaklaşık 6 milyon nüfusun yoğunluğunu başkent çekmekte. Resmi dil Arapça olsa da İngilizce ve Fransızca yaygın bir şekilde konuşulmakta.

Pigeon rocks
Pigeon Rocks

Lübnan Nasıl Bir Ülke?

Ülkeye gelmeden önce yaptığım araştırmalarda, 1975-90 yılları arasındaki iç savaşın etkilerinden arındığından bahsediliyordu. Kısmen haklılar da… Ama ben bu kadar uçları yaşayan bir ülke görmedim. Şehir merkezinden marinaya doğru gidildiğinde sanki Orta Doğu ülkesinden çıkıp bir Avrupa ülkesine doğru geçiş yapmış hissine kapılıyorsunuz. Şehir merkezindeki küçük binalar ve her köşe başındaki askerler yerini marinada gökdelenlere, ultra lüks araçlara ve modern insanlara bırakıyor. Ve bu iki söylediğim yer arasındaki mesafe 1 kilometre yürüyüş mesafesi! Merkezden daha iç kesimleri söylemiyorum bile. Gece ana caddeler haricindeki sokaklarda tabiri caizse in cin top oynarken, sahil şeridinde iğne atsan yere düşmeyecek. Böyle bir ortam hayal edin.

Her köşe başında asker dedim ama bu sizi tedirgin etmesin. Fotoğraflarını çekmediğiniz sürece sıkıntı yok. Ben resmi bir binanın fotoğrafını çektiğim için bir süre alıkoyulduk oradan biliyorum 😀 Bunun haricinde güler yüzlü ve şakacılar.

Biraz da insanlarından bahsedeyim. Bizlere çok benziyorlar. Uçakta, restoranda, sokakta bizi hep Lübnanlı sandılar. Oranın yerlisi gibiydik 🙂 Bu durum bizim esmer tenimizden de kaynaklanıyor olabilir tabii.

Bize sadece dış görünüş olarak değil, davranış olarak da benziyorlar. Nargileye bayılıyorlar. Restoranda, sahilde, buldukları her yerde nargile içen birilerine denk gelebilirsiniz. Hele sahil şeridinde iseniz, nargilenin yanında arabadan çıkan son ses müziğe hazırlıklı olun 🙂 Sahilde köpeklerini dolaştıran Lübnanlıların sayısı da oldukça fazla.

Para birimi Lübnan Lirası demiştim ama neredeyse her yerde dolar da kabul ediliyor. 1 dolar = 1500 Lübnan Lirası ediyor ve bu sabit kur olarak belirlenmiş. Restoranlarda gelen adisyonda iki para biriminden de ücret yazıyor. O yüzden para değişimi gibi bir telaşınız olmasın.

Bir de söylemeden geçmeyeyim Lübnan’ın kadınları aşırı bakımlı. Gencinden yaşlısına, başı açığından kapalısına, kadınların dış görünüşüne bu kadar önem vermesi dikkat çekici doğrusu.

I Love Beirut
I Love Beirut – Abim

Lübnan Vize İstiyor Mu?

En güzel haber Lübnan’ın vize istemiyor oluşu. Zaten istese vize için uğraşıp buralara gelir miydim bilmiyorum 🙂 Tek istedikleri şey giriş-çıkışlarda bilgilerinizin olduğu kağıt doldurmanız. Ülkeye giderken bu kağıt uçakta dağıtılıyor, alamasanız bile pasaport kontrolü olan yerde bulabilirsiniz.

Giriş kağıdı
Giriş kağıdı

Lübnan’da Ulaşım

Ülkedeki en sıkıntılı konu belki de ulaşım. Hava alanından merkeze otobüs bulunmuyor (Ya da biz öyle biliyoruz 🙂 ) . Tek seçeneğiniz taksi. Tabii ki burada da aç gözlü taksiciler bulunmakta. Pazarlığı 40 dolardan açıyorlar. Biz 20 dolarda direttik, taksiye başka bir yolcuyu da alarak hem onlar hem biz mutlu olmuş olduk (Diğer müşteriden de 20 dolar almış oldular).

Şehir içinde taksi yine en iyi seçenek. Gideceğiniz yerin mesafesine göre ücret 5000-1000 Lübnan Lirası arasında değişiyor. Ama lira diye anlaştığınıza emin olun çünkü “ben lira değil dolar demiştim” diyebiliyorlarmış. Bir de sahil şeridinde dolaşan 15 numaralı minibüsler var. Muhtemelen daha ucuza ulaşım sağlıyordur.

Beyrut dışı geziler için ise en iyi tercih taksi tutmak. Bunun için otellerden yardım almak en mantıklısı. Bu gezilerin oldukça pahalı olduğunu söyleyeyim 🙂

Bir de bahsetmek istediğim bir konu var. Okuduğum birçok yerde trafiğin karmaşasından dolayı araç kiralama önerilmiyordu. Gerçekten de trafiğin pek hoş olduğu söylenemez. Fakat İstanbul trafiğinde araç kullanan birisi için bunun çok sorun olacağını sanmıyorum. Ancak araç kiralama bedellerinden haberim yok, muhtemelen o da pahalıdır 🙂

Jeita Grotto
Jeita Grotto

Lübnan’da Konaklama

Bu konuda 3 bölge öne çıkmakta. Hamra , Downtown ve marina bölgesi. Biz abimle Hamra bölgesindeki Mayflower Hotel’de kaldık. Hamra bölgesinde olması sebebiyle merkeze ve marinaya yürüme mesafesi anlamında uzak bir bölge. Eğer gece hayatınız yoksa tercihinizi sahile yakın bir bölgeden kullanmanızı öneririm. Çünkü sahil kesimi akşam saatlerinde en hareketli bölge.

Otele dönecek olursak, odadan, personelinden ve hizmetinden oldukça memnun kaldık. Tamamen damağımıza uygun açık büfe kahvaltısı gayet güzeldi. Odalar temizdi. Resepsiyon görevlisi Beyrut dışı için taksi ayarlamak konusunda oldukça yardımcı oldu. Yani lafın kısası, otel güzel ama yürümeyi tercih edenler için uzak bir bölgede. Sitesi için burayı, Booking’den görmek için ise burayı tıklayın.

Mayflower Hotel
Mayflower Hotel

Lübnan Rota

  1. Gün: Beyrut
  2. Gün: Jeita Grotto – Byblos – Harissa –> 100 dolar
  3. Gün: Deir El Qamar – Moussa Castle – Barouk Cedar Forest – Baaqline River (Bonus) – Beiteddine Palace – Ain Wazein Grotto –> 110 dolar

Aslında 3. günde Romalılardan kalma ünlü Baalbek‘e gitmek istiyordum ama güvenlik endişeleri nedeniyle o planı rafa kaldırdık.

Baaqline
Baaqline

Lübnan Gezilecek Yerler

Beyrut için TIK TIK

Jeita Grotto – Byblos – Harissa için TIK TIK

Deir El Qamar – Moussa Castle – Barouk Cedar Forest – Baaqline River (Bonus) – Beiteddine Palace – Ain Wazein Grotto için TIK TIK

Lübnan Gece Hayatı

Gece hayatı ilgi alanım değil. Sadece okuduklarımdan söyleyebileceğim Hamra ve Gemmayzeh bölgesinin bu konuda iyi olduğu. Merkezin dışında ise Jounieh gecelerin vazgeçilmez yeriymiş 🙂

Lübnan’da Yemek

Ne mutlu bana ki ilk defa yurt dışında karnım doydu 🙂 Ne yiyeceğimi düşünmeme gerek kalmadı. Çünkü Lübnan mutfağı damak tadımıza çok uygun.  Ülkemizde yediğimiz ürünlerin benzerlerini orada da çok rahat bulabilirsiniz. Ama uyarayım yeme işi biraz pahalı. Yeri gelmişken gittiğimiz birkaç restorandan bahsedeyim.

Al Falamanki: İlk olarak fazlasıyla pişman olduğumuz yerden başlayayım. Bloglarda okuduğum Abdel Wahab’a gitmek için geldiğimiz bölgede restoranı restorasyon halinde görünce yine başka bir blogda gözüme çarpan bu restorana geldik. Ne kebaptan tat aldık, ne de gelen hesap bizi mutlu etti. Mutlu etmeyi bırakın, menüde olmayan ayrana 10.000 Lübnan Lirası yani yaklaşık olarak 25 TL verdik ve içemedik de. Kesinlikle tavsiye etmiyorum.

Beit Halab: Sahil kenarındaki bu restoran en çok beğendiğimiz oldu. Karışık kebap 22.000, döner 13.000 Lübnan Lirası. Restoranı Beit Halab diye ararsanız bulamazsanız çünkü tabelada ismi sadece Arapça yazıyor. Aloumda Cafenin yanında tabelada bıyıklı bir amcanın olduğu restoran desem daha açıklayıcı olur sanırım 🙂

Massaad: Konakladığımız otelin hemen yanındaki bu restoranın da sunumuna hayran kalmıştım. Karışık kebap 17500 Lübnan Lirası idi. İçerisinde gülerek içki içenlerin Türk çıkması ise bizi şaşırtmadı 🙂

massaad
Massaad

Chez Pepe: Byblos’taki bu restoran nasıl bu kadar ünlü olmuş bilmiyorum ama aşırı pahalı 🙂 Bir balığa 20 dolar dediklerinde gözlerimiz hemen küçük balıkları aramaya başladı. En sonunda benim bile severek yediğim bir menü çıktı ortaya. Küçük balıklı menümüze de 35 dolara yakın bir ücret ödedik.

 

Gezmek Güzel Şey & Hayat Gezince Güzel

 

Yorumlar

    Erdinç

    (10 Mayıs 2017 - 11:08)

    Gezdiğimiz yerleri anlatacağın yazıyı merakla bekliyorum. Ayrıca yazıda karakolda geçirdiğimiz zamanı çok hafife almışsın ama okuyacaklara şiddetle tavsiye ediyorum:
    Asker gördün -> Telefonu (fotoğraf makinesini) sakla,
    Üzerinde Lübnan bayrağı olan bina gördün -> Telefonu (fotoğraf makinesini) sakla !
    Bir tavsiye de yemekle ilgili: Al Falamanki’ye gitmeyin. Giderseniz de ayran içmeyin.

    Serdar

    (14 Mayıs 2017 - 13:27)

    Karakoldaki macerayı da ayrı bir yazı olarak yazarım 🙂
    Al Falamanki yorumuna katılmamak elde değil 😉

Bir Yorum Yazın

Yazar: Serdar

Küçüklüğümden beri babam sayesinde ekonomik tatiller yaptık. Büyüdükçe babamın izinden gitmeye çalışıyorum :) Bugüne kadar kendime göre çok yer gezdim ancak bunları bloga yazma fikri arkadaşların ısrarı sonucu oluştu. Gezmek güzel şey, hayat gezince güzel :)