Doğu Ekspres Treni: Karlar Şehri Kars Yolculuğu

Geziye Nasıl Karar Verdik?

Kars gezimize donmuş Çıldır Gölü üzerinde yürüyenlerin veya atlı kızağa binenlerin, karlar altında kalmış binlerce yıllık geçmişe sahip Ani Harabeleri‘ni görenlerin ve her şeyden öte Doğu Ekspres tren yolculuğu yapanların sosyal medyada paylaştıkları muhteşem fotoğraf ve videolar sayesinde karar verdik. Trabzon’dan 16 Mart 2018 cuma akşamı otobüsle yola çıktık, benim için uykusuz geçen 8 saatlik gece yolculuğunun ardından 17 Mart sabahı saat 8’de Kars otogarına indik. Gece Kars’a kar yağmış, günün ilk ışıkları etrafı aydınlatırken her yer bembeyaz ve harika görünüyordu. Şehri çepeçevre saran karlı Allahüekber Dağları ise oluşturduğu güzel görüntünün yanı sıra, daha şehre inmeden Sarıkamış Harekatı’nı ve donarak hayatını kaybeden şehitlerimizi hatırlatıyordu. Durum böyle olunca her karış toprağı bu kadar önemli olan Kars’ı bir an önce ziyaret etmek için sabırsızlanıyorduk.

Otogara yaklaşırken, gece yağan karlar hala yol üzerinde 😀

Kars otogarına indikten sonra servisle şehir merkezine geldik. Şehir merkezinde mutlaka görülmesi gereken tarihi yapıları ziyaret ettik. Daha sonra Kars’a gitmeden önce anlaştığımız taksi şoförümüz Olgun Bey bizi alarak Kars Kalesi, Kafkas Cephesi Kars Tarihi Müzesi, Çıldır Gölü, Ani Harabeleri ve Sarıkamış‘a götürdü. Böylece Kars ve çevresini 1 günde gezmiş olduk; ancak “Yine gider misin?” diye soracak olursanız “Kesinlikle evet…” cevabını veririm. Kars gezimizin ayrıntılarını öğrenmek için tıklayın.

Sarıkamış Kayak Merkezi

Kars’ı güzelce gezdikten sonra artık trenle Trabzon’a dönme zamanı gelmişti. Ancak tren Trabzon’dan geçmiyordu, Ankara’ya gidiyordu. Ankara’ya kadar gidip oradan uçakla veya otobüsle Trabzon’a dönmeyi denesek işimizden 1 gün yıllık izin almamız gerekecekti. Bizse yıllık izin almaya gerek kalmadan hafta sonu gezisi niyetine bu yolculuğu gerçekleştirmek istiyorduk. Ayrıca bu uzun yolculuğu trende geçirmek için en uygun bölüm olan kompartımanlarda yer bulmak neredeyse imkansızdı. Başarabilecek miydik? Haydi biz o anları yazarken tekrar yaşayalım, sizler de bizlere eşlik edin 😀

Gezi Ekibimiz

Gezi ekibimiz bendeniz, Gezmek güzel şey site yöneticisi Serdar ve 36 saatlik nöbetten çıkıp daha yorgunluğunu üzerinden atamadan bizimle bu güzel geziye katılmayı kabul eden biricik arkadaşımız Hanife’den oluşmakta.

Gezi ekibimiz

Doğu Ekspress Treni Hakkında

Doğu ekspres treni Ankara – Kars – Ankara arasında her gün sefer düzenleyen yolculuk edenlere hayatları boyunca unutamayacakları güzellikte manzaraları gösteren trenin adıdır 😀 Trende bulunan yataklı  ve kuşetli olan vagonlar daha çok uzun süre yolculuk edecekler için, pulman (2+1 koltuklu) kısa süre yolculuk edecekler için uygun bir seçenek. Trenden hiç inmezseniz 24-25 saatlik bir yolculuk sizi bekliyor. Hatta kış aylarında raylarda meydana gelebilecek donma vb. aksaklıklar bu süreyi daha da uzatabiliyor. Treni kısa süreliğine kullanacaklar için tren güzergahında yer alan illerimizi  de ifade etmekte fayda var: Kayseri, Sivas, Erzincan ve Erzurum.

Doğu Ekspres Treni

Bilet fiyatlarının güncel halini TCDD’nin sitesinden takip edebilir, merak ettikleriniz hakkında buradan bilgi alabilirsiniz. 2018 yılının kış aylarında herkes Kars’ı gidip görmek, yolculukta da doğu ekspres trenini kullanmak istediği için Kars’ta hem otellerde hem de trende yataklı – kuşetli vagonlarda hatta zaman zaman pulmanda bile yer bulmak oldukça zorlaştı. Bu nedenle 2019 yılında tren sayısını ikiye çıkarabilecekleri yönünde bir duyum aldım; ancak söylediğim gibi bu konuda en doğru bilgi verecek kurum TCDD olduğu için sitesinden takip etmekte fayda var.

Tren kompartımanları ve koridoru

Trende yemekli vagon da bulunmakta. Bu vagon yapısal anlamda benim en sevdiğim vagon; çünkü sizlere etrafı daha geniş açıdan seyretme imkanı sağlıyor. Yemek ihtiyacınızı burada giderebiliyorsunuz; ancak dışarıdan yiyecek getirirseniz veya trene yiyecek sipariş ederseniz bu vagonda yemenize izin verilmiyor, kendi kaldığınız bölümde tüketebiliyorsunuz. Yine de son zamanlar çok moda olan vagonda yemek (sucuklu yumurta ve kuymak gibi) pişirmeye de değinelim. Tabi ki elinizde yemek pişirmeniz için gereken teçhizatlar mevcutsa trende herhangi bir yasak yok, dilediğiniz yemeği pişirebilirsiniz. Ancak trende başka insanlar da olduğunu, onların bu durumdan rahatsız olabileceğini hatırlatmak isteriz. Bu nedenle de trende yemek pişirmenizi tavsiye etmeyiz 😀

Günümüzde akıllı telefonlarımız, tabletlerimiz, teknolojik aletlerimiz yaşamımızın öyle ayrılmaz parçası haline geldi ki trenle ilgili şu soru akıllara gelebilir: “Trende priz var mı?” Evet, trende priz var; ancak pulman tarafındakiler çalışmayabiliyor. Bu yüzden her ihtimale karşılık yanınızda powerbank getirmenizde fayda var.

Tren hareket halindeyken kapılar açılır mı? Fotoğraf çekebilir miyim?” gibi sorular da aklınıza gelebilir. Ne kadar aradıysak trenin kapılarının nasıl açıldığını bulamadık. Bazı tahminlerimiz vardı aslında; ama kuralları ihmal etmek istemedik. Halbuki sosyal medyada gördüğümüz videolarda insanlar trenin kapıları açık halde dışarıya doğru sarkıyorlardı, sanki kapıları açmak çok kolaymış gibi. Sanırım bunun için kondüktör izni gerekiyor. Biz riske girmedik, pencereden baktık, bol bol fotoğraf çektik 😀

Trenin temizliği konusuna gelirsek, genel açıdan bakıldığında trende tiksinilecek bir durumla karşılaşmadım. Sadece trende saatler ilerledikçe tuvaletlerde ufak tefek sorunlar olabiliyor; ama bu sorunu da vagonlar arasında temiz tuvalet arayarak giderebiliyorsunuz.

Trenin pulman koltukları

Bütün bu yazdıklarımı okuduktan sonra trende yolculuk etmeye kesin karar verdiyseniz birkaç öneri daha yapayım. Özellikle pulmanda yolculuk edeceklerin biletlerini alırken bilet numaralarını cam kenarına denk getirmeleri önemli; çünkü bileti cam kenarı diye alsanız da trenin camsız duvarlarına da denk gelebiliyorsunuz. 40 ve 42 numaralı koltuklar tam da cam kenarına denk geliyor, deneyimle sabittir 😀

Doğu Ekspres Treniyle Ne zaman Yolculuk Yapılmalı?

Aslında bu soruya kesin bir cevap veremeyeceğim; çünkü bırakın doğu ekspres trenini, sadece trenle yolculuk yapmak için bile belli bir mevsim veya ay gerekmiyor. Tren güzergahları genel itibariyle henüz çarpık kentleşmeden nasibini almamış, muhteşem doğal güzelliklere sahip kırsal bölgelerden geçiyor. Bu nedenle sonbahar, kış, ilkbahar, yaz fark etmeksizin her mevsimin kendine özgü güzelliklerini bu doğal güzelliklere giydirilmiş farklı kıyafetler olarak düşünerek tren yolculuğuna çıkmakta fayda görüyorum. Trenin en çok rağbet gördüğü mevsimin kış olmasının nedenini de Kars’a gitmişken donmuş Çıldır Gölü’nü de görmek olduğunu tahmin ediyorum.

Trenden ilkbahar manzaraları 😀

Kış aylarında rağbet görse de dediğim gibi tren yolculuklarına bu gözle bakmamak gerekir. Trende daha önce görmediğiniz tanımadığınız bir sürü insan var. 1 gün boyunca farklı insanları görüp istemeden de olsa hikayelerine kulak misafiri oluyorsunuz. Girişkenseniz doğrudan iletişime geçerek de hikayelerini dinleyebilirsiniz. Biz konuşmadan hikayelere tanıklık etmeyi tercih ettik 😀

Trenden kar manzaraları 😀

Muhteşem Doğu Express Tren Yolculuğumuz

Kars’ta konakladığımız hayatımda gördüğüm en minimalist yaklaşımla yapılan otel olma şerefine layık otelimiz -ki bu yaklaşımı çok beğendim- Hotel Kars Ani’den yürüyerek ulaştığımız tren garından sabah 8’de yolculuğumuza başladık, yanımızdaki boş koltuklara yayılmayı ihmal etmedik 😀 Önce bilet kontrol memuru geldi ve biletlerimizi kontrol etti. Sonra fotoğraf makinem elimde, güzel kareler yakalamak için çalışmalara başladım. İlk başta cama yansıyan görüntülerin ve camdaki kirlerin fotoğrafa yansımasını önleme konusunda biraz zorlansam da sonra duruma alıştım 🙂

Yolculuğumuz başlasın 😀

Mart ayında yolculuk yaptığımız için karlı manzaralara ancak Kars’tan Sarıkamış’a kadar şahitlik edebildik. Sarıkamış’tan sonra karlar eridi ve sadece uzaktaki dağlarda görünmeye başladı. Trenin yakın çevresi ise ilkbaharın yarattığı yeşil etkiye bürünmüş haldeydi. İki mevsimi de birlikte yaşıyorduk adeta 🙂

Çam ağaçları silkinmiş, karlarını yere dökmüş.

Manzara seyri, fotoğraf çekimleri derken kitap okumayı, müzik dinlemeyi de ihmal etmedik; ama kitap okurken bile bir gözümüz dışarıdaki manzarayı kolluyor. Bu nedenle olacak; kaç kere fotoğraf makinemi aceleyle almaya çalışırken kitabımı yere düşürdüm 🙂

Trende kitap okumak

Fotoğraf çekerken yakalamaya çalıştığımız bir kare vardı: Trenin kuyruğunu manzarayla birlikte fotoğraflayabilmek… Bunu yemekli vagona geçtiğimizde başarabildik. Bu vagonda koltukların yanı sıra masalar da olduğu için sıkış tıkış insan yoğunluğu yok ve yukarıda da yazdığım gibi daha geniş açıdan etrafı seyredebiliyorsunuz. Yemekli vagonda yemek yemedik; ama benim en sevdiğim vagon oldu. Yemek ihtiyacımızı otelde Hanife’nin bize yaptığı tostlarla ve Erzurum’a gelmeden trene verdiğimiz dürüm cağ kebap ve dolma kadayıflarla giderdik 😀

Trenin kuyruğunu yakaladık 😀

Erzurum’dan sonra Erzincan’a yaklaştığımızda derelerin, köprülerin (örneğin Çobandede Köprüsü), uçsuz bucaksız tarlaların, otlayan hayvanların yanından geçtik. Trene binenler, trenden inenler oldu. İlk durakta vagonumuzdaki kişi sayısı çok azken, Erzincan’a doğru neredeyse tüm koltuklar dolmuştu. Ayrıca trenin geçtiği bölgelerde yaşayan insanlar treni sıklıkla  kullanıyor sanırım. Çünkü kısa mesafede indi bindi yapanlara da denk geldik. Trende epey vakit geçirmiştik. 2-3 saat sonra hava kararmaya başlayacaktı ve trenden inme vaktimiz yaklaşıyordu. Evet, anladığınız üzere Ankara’ya kadar 24-25 saat sürecek kadar uzun bir yolculuk yapamayacaktık. Erzincan’a geldiğimizde trenden indik ve belediye otobüsüyle yaptığımız 45 dakikalık mini şehir turundan sonra otogara vardık. Buradan otobüse binerek Trabzon’a dönmüş olduk. Günün aydınlığında görebileceğimiz kadarını görmüş, tatmin olmuştuk. Belki ileride farklı mevsimlerde de yolculuklar yaparak hem kafa dinleyebilir, hem de eşsiz manzaranın keyfini çıkarabiliriz.

Trenden manzaralar: TÜRKİYEM

Teşekkür

Bu güzel yolculuğu paylaştığım arkadaşlarıma çok teşekkür ederim.

Gezmek Güzel Şey & Hayat Gezince Güzel

Bir Yorum Yazın

Yazar: Ceyda

Çalışma hayatımın çok yoğun ve yorucu olduğu zamanlarda hayattan kısa bir mola alarak gezmek, görmek, farklı kültürleri tanımak, yeni insanlarla tanışmak isterim. Çalışmaya verdiğim ara yeni yerler keşfetmemi sağladığı kadar işe döndüğümde de motive olmamı sağlıyor. Ayrıca eğitim amaçlı katıldığım seminer, kurs, kongre ve sempozyumlarda da gittiğim şehirlerin güzelliklerini keşfetmek için vakit ayırmaya çalışıyor, hem geziyor, hem de okuyorum. Böylece "Çok gezen mi, çok okuyan mı bilir?" sorusuna yanıtım "İkisini de yapan... "oluyor.