Güzel Atlar Ülkesi Kapadokya

Neden Güzel Atlar Ülkesi?

Kapadokya’nın sözcük kökeni, Farsça’da “Güzel Atlar Ülkesi” olarak geçen Katpatuka‘dan gelmektedir ve çok eski zamanlara dayanmaktadır. Roma İmparatorluğu ve Persler’in birbirleriyle yaptıkları savaşlarda Persler şu anda Kapadokya olarak adlandırdığımız Nevşehir, Kayseri, Niğde, Aksaray ve Kırşehir’i ele geçirmişler ve bu bölgeden çok güçlü ve iyi yetişmiş güzel atlara ganimet olarak sahip olmuşlardır. Güzel atlardan dolayı da bu bölgeye Güzel Atlar Ülkesi anlamına gelen Katpatuka demişlerdir. Biz de bu güzel yılkı atlarını görmeyi çok istedik; ancak denk gelemedik.

Kapadokya’nın Doğası

Trabzonlu biri olarak yeşilliğin bol olduğu (son zamanlarda yeşilliğin yerini betonarme yapılar alsa da) dağların çok sert bir şekilde denizden itibaren yükseldiği doğaya daha fazla aşina olduğumu söyleyebilirim. Ancak burası daha önce gördüğüm hiçbir yere benzemiyor. Bu farklılık bile Kapadokya’nın insan hayatında en az bir kez görülmeyi hak ettiğini gösteriyor.

Peri bacaları en azından bir kez görülmeli 🙂

Kapodokya’daki doğal oluşumların geçmişi aslında 60 milyon yıl öncesine dayanıyor. Erciyes Dağı, Hasan Dağı ve Göllüdağ yanardağları faaliyete geçince laf püskürtmeye başlamış. Platolara yayılan küller bir tabaka oluşturmuş.  Rüzgar, yağmur ve sellerin etkisiyle de peri bacaları görünümünü almış.

Kapadokya’ya Ne Zaman Gidilir?

Bu bölgenin doğası gereği pek ağaç yok, var olanlar da bodur ağaçlar. Bu yüzden yazın bu bölgede dinlenmek için restoran ve kafeler dışında gölge bir yer bulamıyorsunuz, karasal iklimin etkisiyle de çok sıcak oluyor. Bu nedenle bahar ayları ılıman olduğu için tercih edilebilir. Aslında kışın da kar varken tercih edilebilir; çünkü peri bacaları üzerinde kar varken daha da güzel; ama hava çok soğuk oluyor. Biz kışın kar yokken gittiğimizde hafif yağmur vardı, ıslandık; ama özellikle de şunu belirteyim, donduk 😀 Bu nedenle  Kapadokya’yı gezmek için bahar ayları daha ideal gözüküyor.

Kışın gidince 2 kaşkol, 1 eldiven, 1 şapka, 1 gözlük ile koruyucu ekipmanlarım tam olsa da donan ben 😀

Kapadokya’da Gezilecek Yerler

Kapadokya denildiğinde bu bölgeyi iyi bilmeyenlerin aklına sadece Ürgüp Göreme gelse de aslında geniş bir bölgeyi içine aldığını görmekteyiz. Daha önce Aksaray ve Kırşehir‘i sitede paylaştığımız için bu yazımızda Kapadokya’nın Nevşehir sınırları içerisinde yer alan bölümünü sizlerle paylaşacağız. Kapadokya’nın bazı bölümlerini ben ziyaret etmediğim için yazımızı Gezmek güzel şey site yöneticisi Serdar’dan yardım almam gerekti. Kendisine desteklerinden dolayı çok teşekkür ediyorum.

Haydi gelin hep birlikte Kapadokya’yı gezelim 😀

Açık Hava Müzeleri

Göreme Açık Hava Müzesi

“Dünyanın Yeni 25 Harikası” listesinde kendine yer bulan Kapadokya ve onun göz bebeği Göreme Açık Hava Müzesi…UNESCO’nun Dünya Mirası Listesi’nde 1985’ten beri var olan yerleşim bölgesi, M.S. 4. yüzyıldan itibaren manastır hayatına ev sahipliği yapmıştır. Ayrıca burası manastır eğitim sisteminin başladığı yer olarak kabul edilmekte. Bu açık hava müzesinde Kızlar ve Erkekler Manastırı, Aziz Basil Kilisesi, Elmalı Kilise, Aziz Barbara Kilisesi, Yılanlı Kilise, Karanlık Kilise, Çarıklı Kilise ve Tokalı Kilise gibi birçok kilise bulunmaktadır. Bir özelliğinden dolayı Karanlık Kilise’den aşağıda da bahsettim.

Açık hava müzesine giriş 45 TL. Müze kart geçerli. Ancak kapanış saatinden 1 saat öncesinde gitmenizde fayda var, müzeye girişler kapanış saatinden yarım saat veya 1 saat öncesine kadar yapılmakta.

Kapadokya
Göreme Açık Hava Müzesi

Zelve Açık Hava Müzesi

Zelve Vadisi ve Açık Hava Müzesi, Göreme Açık Hava Müzesi kadar bilinmese de bizim beğenimizi kazandı. Burası bölgede peri bacalarının en yoğun olduğu yer. İçeride mağaralar ve kiliseler, kırmızı yapraklı bodur ağaçlar bulunmakta. Eskiden Hristiyanlar için önemli dini merkezlerden biriymiş. Ayrıca rahiplere ilk dini seminerler de yine burada verilmiş. Müze kartınız varsa ücretsiz gezebilirsiniz. Müze kartınız yoksa 15 TL ödeyerek hem Zelve’yi hem de Paşabağ’ı gezebilirsiniz.

Zelve Vadisi ve Açık Hava Müzesi

Vadiler

Aşk Vadisi (Love Valley)

Aşk Vadisi’ni diğer vadilerden ayıran bir özelliği var: Hikayesi. Yıllar yıllar önce bu vadinin bulunduğu bölgede bir köy varmış. Burada yaşayan iki aile arasında yaşanan kavgadan dolayı köy ikiye bölünmüş. Sonrasında iki köyden iki genç tanıştırılmış ve birbirlerine aşık olmuşlar. Evlenirlerse kavganın sona ereceğini düşünmüş bazıları; ama nafile. Güç bela evlenmişler, hatta çocukları bile olmuş. Ancak kavgalar dinmemiş ve erkeği öldürmüşler. Bunun üzerine kadın intihar etmiş ve bu evliliğe karşı olan herkesin başına gökten taş yağmış. İşte böyle ilginç bir hikayesi var. Gerçek mi değil mi bilemem; ama görülmesi gereken yerlerden biri olduğunu söyleyebilirim.

Aşk Vadisi

Kızılçukur Vadisi Seyir Terası

Peribacaları genellikle krem rengi gibi bir renge sahip olsa da Kızılçukur Vadisi‘ndeki peri bacaları kırmızı renkte. Güneş batarken güneş ışınlarının etkisiyle daha da kızıllaşıyormuş, görülmeye değer 🙂 Yine burada yürüyüş yaparsanız Haçlı Kilise ve Üzümlü Kilise’ye rastlayabilirsiniz.

Kızılçukur Vadisi Seyir Terası

Güvercinlik Vadisi

Güvercinlik Vadisi peri bacalarını uçsuz bucaksız seyredebilme imkanı sunuyor sizlere. Buranın benim açımdan en önemli özelliği nazar boncuklu ağacın bulunması. Aşağıda bahsettiğim O Ağacın Altı denilen yerde de nazar boncuklu ağaç var; ama ben buradakini daha çok sevdim. Çünkü arka planda peribacaları olunca daha güzel gözüküyor. Ayrıca buradan Uçhisar Kalesi‘ni de fotoğraflayabiliyorsunuz. Burası belki de kaleyi kadraja alabileceğiniz en iyi açıya sahip.

Güvercinlik Vadisi

Paşabağ Vadisi

Avanos yolu üzerinde bulunan Paşabağ Vadisi’nde eskiden rahipler inzivaya çekildiği için buraya Rahipler Vadisi de deniliyormuş. Bu bölgenin kendine has yapısını, uzun uzadıya birbiri ardı sıra devam eden peri bacalarını burada da görebilirsiniz.

Paşabağ Vadisi

Devrent Vadisi (Hayal Vadisi – Pembe Vadi)

Devrent Vadisi’nde bulunan peri bacalarının şekilleri çok farklı olduğu için dev, fok, kuş, at gibi farklı canlılara benzetilerek betimleniyormuş. Artık sizin hayal gücünüze kalmış. Biz burayı haritalarımıza işaretlememiştik; varlığından habersizdik. Bu yüzden arabayla yanından geçip gittik, duraklamadık; ancak çok kalabalık olduğunu fark edince burası neresi diye merak ettik. Biraz daha ilerleyip tabelasını görünce Devrent Vadisi’ne geldiğimizi anladık. Yine de arabadan inmeden yolumuza devam ettik.

Yer altı Şehirleri

Kapadokya, kaya oluşumları haricinde yer altı şehirleriyle de ünlü bir bölge. Şimdiye kadar 36 tanesi bulunmuş olsa da, 200 kadar yer altı şehrinin olduğu tahmin edilmekte. Bunların en ünlüleri Derinkuyu, Kaymaklı, Özkonak ve Mazı Yer Altı Şehirleri…

Derinkuyu Yer altı Şehri

Yer altı şehirlerinin en ünlüsü olan Derinkuyu Yer Altı Şehri, Nevşehir – Niğde karayolu üzerinde Nevşehir’e 30 kilometre uzaklıktaki Derinkuyu ilçesinde bulunuyor. Adını içinde barındırdığı 52 su kuyusundan alan yer altı şehri, ziyarete açık 8 kat barındırıyor. Gittiğiniz dönemin bir önemi yok yer altı şehri oldukça soğuk 🙂 Giriş ücreti 35 TL, müze kart geçerli.

Kaymaklı Yer altı Şehri

Yer altı şehirlerinin en fazla ziyaret edilenlerinden olan Kaymaklı Yer Altı Şehri, Nevşehir’e 19 kilometre uzaklıkta. Dört katın ziyarete açık olduğu yer altı şehrinde, dar geçitlerle birbirine bağlanan oda ve salonlar, şarap depoları, su mahzenleri, mutfak ve erzak depoları, havalandırma bacaları, su kuyuları ve kilise yer almakta. Giriş ücreti Derinkuyu’da olduğu gibi 35 TL, müze kart geçerli.

Kaymaklı Yer Altı Şehri
Kaymaklı Yer Altı Şehri

Kiliseler

Çavuşin Kilisesi

Göreme – Avanos yolundaki Çavuşin Kasabası’nda bulunan kilise, İmparator Nicephorus Phocas adına 964-965 yıllarında yapılmıştır. Duvarlardaki resimlerde Hz. İsa’nın mahkum edilmesi, çarmıha gidişi, çarmıha gerilmesi ve ölümü betimlenmiştir. Giriş ücreti 10 TL, müze karta ücretsiz.

Karanlık Kilise

Göreme Açık Hava Müzesi’nde yer alan bu kilise, Kapadokya bölgesinde günümüze kadar en güzel korunmuş kiliselerden biri. Bu kadar güzel korunmasının sebebi ise kilisenin çok az ışık alması. Bu yüzden de kiliseye “karanlık” adı verilmiş. Duvar resimlerinde Hristiyanlık haricinde Yahudilik ve Tevrat’la ilgili tasvirler de bulunmakta. Fotoğraf çekmek yasak. Kilise ile ilgili bir farklılık da, müze kartın geçerli olmaması. Buraya girmek için ayrıca 15 TL ödemeniz gerekiyor.

Aziz Nikolas Manastırı

Ürgüp’e bağlı kasabalardan biri olan Mustafa Paşa’da (Sinasos) bulunan manastır tek şerit taş döşeli bir yolun hemen kenarında bulunmakta. Burası eski dönemlerde kasaba halkı için önemli bir dini ayin ve hac merkeziymiş. Bunun dışında kasabanın merkezinde bulunan Konstantin ve Helena Kilisesi de ziyaret edilebilir.

Diğer Önemli Yerler

Asmalı Konak

Ürgüp’te bulunan konak, Özcan Deniz’le Nurgül Yeşilçay’ın meşhur dizisi “Asmalı Konak” ile popüler oldu. Aslında burası bölgede çok bilinen bir ailenin konağı ve “Old Greek House” olarak da biliniyor.  Bazı odalarına giriş yasak olsa da, içindeki pahalı eşyalar dizi bittikten sonra sponsor firmalar tarafından götürülse de dış mimarisi, avlusu ve otantik odalarıyla (özellikle de mutfak) insanları kendine hayran bırakıyor. Konağı gezerken, dizinin sahneleri aklınızda canlanıyor. 2018 yılında kişi başı 5 TL ödeyerek girdiğimiz konağın içinde bir de mücevherat dükkanı bulunmakta.

Asmalı Konak

Üç Güzeller

Üç Güzeller sözcüğü 3 peri bacasının (anne-baba-çocuk) vadiye doğru yan yana ve dik bir duruş sergilemesinden geliyor. Ancak bence bu peribacaları 3 tane değil 2 tane. 1 tanesini gözüm seçmediği için üstelik kadraja alacağım açıyı da karıştırdığım için sadece 2 tanesini kadraja alabilmişim. Bunu orada fark etmemiş olmam ilginç oldu; ama yüzlercesini gördüğümüz için kendimi üzmüyorum 😀

Üç Güzeller

Uçhisar Kalesi

Kapadokya’nın en güzel seyir noktası olarak bilinen Uçhisar Kalesi’ne giriş 10 TL. Bizim gibi akşam beş buçuktan sonra giderseniz ücret ödemeden girersiniz. Para ödemek istemiyorsanız içeri girmeyin. Zaten kalenin dış görünüşü çok güzel onu görmek insana yetiyor. Bol bol fotoğraf çekin.

Uçhisar Kalesi

O Ağacın Altı

O ağaç dedikleri aslında üzerinde nazar boncukları olan bir ağaç. Bu ağacın olduğu yer, peribacalarını gören bir tepe gibi Kapadokya’nın yeryüzü şekillerini size özetliyor. Ayrıca burada bir kafe de bulunmakta. Kafe’nin adı “O Ağacın Altı Cafe”. Biz burada sadece fotoğraf çekildik, sonrasında yolumuza devam ettik.

O Ağacın Altı

Kapadokya’da Balon Turu

Kapadokya Balon Turu

Kapadokya deyince ilk olarak akla peribacaları gelse de balon turizminin yaygınlaşması ve sosyal medyada giderek artan fotoğraf paylaşımları nedeniyle balonlar da artık geliyor. Rengarenk balonlar günün ilk ışıklarıyla birlikte gözyüzünde süzülüyor ve çok güzel manzaralar oluşuyor. Balon fiyatları Euro üzerinden olduğu ve Türk Liramız Euro karşısında değer kaybettiği için cep yakıyor. Bu yüzden çoğu kişi balona binmiyor, sadece balonları kadraja alıyor. Balon fiyatları 100 – 200 Euro arasında değişiyor. İçine extralar girdikçe (balon içi ikramlar, şampanya vb.), sepete bindirilen kişi sayısının az olmasını talep ediyorsanız fiyat da yükseliyor. Şunu hatırlatmakta fayda görüyorum. Balona binmek için gün doğmadan saat 05.00-05.30 gibi balonların kalkış alanına gitmelisiniz. Bir de 5 yaş altı çocuklar balona bindirilmiyor. Bilginize…

Kapadokya Balon Turu

Avanos’ta Çömlek Atölyesi

Kapadokya’yı farklı kılan yerlerden birisi de Avanos. Burada hediyelik eşyalar satın alabilir, çömleklerin yapılış aşamalarını izleyebilir, yapılışını bizzat deneyimleyebilirsiniz. Ayrıca nehir kıyısında yürüyerek de temiz havayı ciğerlerinize çekebilirsiniz 🙂

Avanos
Avanos

Kapadokya’da Alışveriş

Kapadokya’ya gitmişken minyatür peri bacası heykellerinden, Kapadokya şarabından, çanak çömleklerden, zultanit ve onyx taşından yapılan objelerden, halı ve kilimlerden, Soğanlı Köyü bez bebeklerinden satın alabilirsiniz.

Alışveriş alanları

Gezi Haritası

Gezmek Güzel Şey & Hayat Gezince Güzel

Yorumlar

    Cengiz

    (13 Mayıs 2019 - 07:53)

    Sanki sohbet ettik. Elinize sağlık çok güzel olmuş

      Ceyda

      (17 Mayıs 2019 - 14:28)

      Çok teşekkür ederiz 😀

    Canan

    (25 Mayıs 2019 - 00:06)

    Bu geziniz kaç gün sürdü acaba toplam? Kendi aracınız var mıydı acaba? Bir de konaklama İçin tavsiye edebileceğiniz bir yer var mıdır ben bir arkadaşımla gitmeyi planlıyorum yakın zamanda aracımız yok bi başımızayız 3 günümüz var

Bir Yorum Yazın

Yazar: Ceyda

Çalışma hayatımın çok yoğun ve yorucu olduğu zamanlarda hayattan kısa bir mola alarak gezmek, görmek, farklı kültürleri tanımak, yeni insanlarla tanışmak isterim. Çalışmaya verdiğim ara yeni yerler keşfetmemi sağladığı kadar işe döndüğümde de motive olmamı sağlıyor. Ayrıca eğitim amaçlı katıldığım seminer, kurs, kongre ve sempozyumlarda da gittiğim şehirlerin güzelliklerini keşfetmek için vakit ayırmaya çalışıyor, hem geziyor, hem de okuyorum. Böylece "Çok gezen mi, çok okuyan mı bilir?" sorusuna yanıtım "İkisini de yapan... "oluyor.